6 Eylül 2018 Perşembe

Ray Bradbury - Fahrenheit 451


fahrenheit 451 clarisse mcclellan
Clarisse Fahrenheit 451

“İnsanların başlarına getirip yücelttikleri bir liderleri her zaman vardır… bu, işte sadece bu, zorbaların türediği kaynaktır; ilk ortaya çıktığı zaman, o bir koruyucudur.” (sf. 7)

Çünkü, eğer dünya kitap okumayanlarla, öğrenmeyenlerle, bilgisizlerle dolmaya başlarsa, kitapları yakmak zorunda kalmazsınız, değil mi? Eğer dünyanın geniş ekranı basketbolla ve futbolla dolar ve MTV içinde boğulursa, gazyağını ateşlemek veya okuyucu avlamak için Beatty’lere gerek kalmaz. Eğer ön bilgiler okul odalarının çatlakları ve vantilatörleri arasında eriyip yok olursa, bir süre sonra bunları kim bilir veya umursar? (sf. 16-17)

Psikiyatrist, niçin dışarı çıktığımı, ormanda bisikletle dolaştığımı, kuşları seyrettiğimi ve kelebekleri topladığımı bilmek istiyor. Bir gün sana koleksiyonumu göstereceğim. (sf. 48-49)

“Hayır, hiçbir şey konuşmuyorlar. Çoğunlukla, arabaların, elbiselerin ve yüzme havuzlarının isimlerini sayıyorlar ve ne kadar harika olduklarını söylüyorlar. Hiç kimse diğerlerinden farklı bir şey söylemiyor…” (sf. 59)

“Seni rahat bırakayım! Bütün bunlar çok iyi de, peki ben kendimi nasıl rahat bırakabilirim? Bizim rahat bırakılmaya ihtiyacımız yok. Ara sıra birşeylerden gerçekten rahatsız olmamız gerekiyor. Ne zamandan beri gerçekten böyle rahatsız oldun? Önemli birşeyler hakkında, gerçek birşeyler hakkında. (sf. 87)

“Herkese daha çok spor, topluluk ruhu, eğlence düşüyor ve düşünmen gerekmiyor değil mi? Organizasyonlar, organizasyonlar ve üst organizasyonlar, üst-üst oyunlar. (sf.93)

Eğer politik bakımdan mutsuz bir adam istemiyorsan, kaygılandıracak bir soruda ona iki bakış açısı verme, birini ver. Daha da iyisi hiç verme. Bırak savaş gibi bir şeyin var olduğunu unutsun. Eğer Devlet yetersizse, havaleliyse ve vergi delisiyse, insanların Devlet üzerine endişelenmesindense bırak böyle olsun. Huzur, Montag. Onlara yarışmalar düzenle, en popüler şarkıların sözlerini, devletlerin başkentlerini veya Iowa’da geçen yıl ne kadar mısır yetiştirildiğini bilerek kazansınlar. Onları patlamalarına neden olmayacak bilgilerle doldur, öyle lanet olası “olaylarla” tıka basa yap ki, kendilerini bilgileriyle gerçekten “zeki” hissetsinler. Sonra düşündüklerini hissedecekler, hiç kımıldamadan hareket ettikleri hissine kapılacaklar ve mutlu olacaklar, çünkü bu tür olaylar değişmezler. (sf. 99)

1 ocak ve semender

Ayrıntıyı anlatmak. Yeni ayrıntıları. İyi yazarlar yaşama sık sık dokunurlar. Ortalama yazarlar üstüne hafifçe dokunup geçerler. Kötü olanlar ona tecavüz edip, leşini sineklere bırakır. (sf. 127)

Kitaplar bize ne tür eşekler ve aptallar olduğumuzu hatırlatmak içindir. Kitaplar, tören alayı büyük bir gürültü içinde caddede ilerlerken, Sezar’ın kulağına ‘Unutma Sezar, sen de ölümlüsün” diyen pretoryen muhafızlarıdır. (sf. 131)

Şu dünyanın ne sevinci var, ne sevgisi, ne de ışığı,
Ne güvenliği, ne huzuru var, ne de ızdıraba çaresi,
Ve biz burada
Bilisiz orduların geceleyin çarpıştığı,
Birbirine karışmış savaş ve firar çığlıklarıyla dolu
Karanlık bir ovada gibiyiz. (sf. 151)

…zaman da nasıl olsa Montag’ın bir yardımı olmadan, yılları ve insanları yakıyordu. (sf. 206)

Bütün arzumuz ilerde ihtiyaç duyacağımız bilgiyi, dokunulmamış ve temiz bir şekilde saklamak. Yine de kimseyi tahrik etmek ve kızdırmak istemiyoruz. Çünkü eğer biz yok olursak, bilgi de ölmüş olacak, belki de sonsuza kadar. Hepimiz, kendimize göre, örnek vatandaşlarız. Eski yollardan gidiyor, geceleri tepelerde yatıyoruz ve şehir halkı buna ses çıkartmıyor. (sf. 221)

…Kendiliklerinden ne olduğunu, neden dünyanın altlarından kaydığını merak ederek gelip dinlemeleri gerek. (sf. 222)


4 yorum:

Aleyna dedi ki...

kitabını henüz okumamama rağmen büyük bir hayranı oldum internetten resimlerini açıp açıp bakıyorum sözlerini araştırıyorum gerçekten çok hoşuma gitti bu kitap bu arada bana bu kitabı keşfettiren de bu site olduğu için teşekkür ediyorum kitabı en kısa zamanda alacağım düşüncelerimi okduktan sonra tekrar sizlerle paylaşacağım

Saian dedi ki...

Kitap; sansüre, totaliter yönetimlere,kültür endüstrisine ve sürdürdüğümüz yaşam tarzına yönelik bir eleştiri niteliğindedir. Kitap, distopya üzerine kurulmuş bir kurgudur ve kitapların yasak olduğu, anlamsız ve gereksiz olduğu tezini savunmaktadır. Bu yüzden kurulmuş olan itfaiye birlikleri bulunmaktadır. Fakat tek bir farkla bu itfaiye birlikleri söndürmüyor aksine yakıyor. Elinde kitap bulunduran kişilerin evlerine baskın düzenlenerek kitaplar ve evler yakılmaktadır. Bu sisteme bir süre sonra direnen itfaiyeci Guy Montag kitapların önemini fark etmiş ve sisteme baş kaldırmıştır. Guy Montag kitabında ana aktörüdür. Tıpkı, 1984 ve Cesur Yeni Dünya kitaplarında olduğu gibi bu kitapta oldukça çarpıcı bir olumsuz dünyayı yansıtmaktadır. Son olarakta kitaba adını veren şey ise, kitaplar Fahrenheit 451 ısı derecesinde kendiliğinden yanabilmektedir. İtfaiye birliklerinin de adı buradan gelmektedir. Okumak isteyenlere tavsiye edilir.
Keyifli okumalar.

Elmas dedi ki...

Ray Bradbury Fahrenheit 451'de "Kitap yakmaktan daha kötü suçlar vardır. Bunlardan biri de kitap okumamaktır." der...
Haklıdır...
Toplumun büyük kısmı okumuyor...
Kütüphanesi olan evler ne kadar az...
Ama maalesef o kütüphanelerin büyük kısmı da tek renkten oluşuyor.. Hatta tek rengin tek tonu..
Bu da fanatizmi, okumuş yobazlığını getiriyor...

Ekim dedi ki...

Yevgeni Zamyatin'in biz kitabı ve orwell'in 1984'ü ile birlikte okuduğum en iyi distopya kitaplarından biriydi. tabi biz bu kitapların babası sayılır. yaratılan dünya harika öylesine akılda kalıyor ki anlatamam. bradbury'nin şahaserini okumanızda büyük fayda görüyorum bu arada geçenlerde the bookshop isminde ki filmde de fahrenheit 451 çok geçiyordu iyi rastlandı oldu.

Yorum Gönder

 
;