16 Nisan 2020 Perşembe

George Orwell - 1984



Büyük Birader’i eleştirebilmek için onun bana satmak istediği 1984 kitabını satın almam, işe gitmem, düzenli maaşa sahip olmam, bilgisayara para yatırmam ve en az 12 aylık internet taahhüttü vermem gerekli. O halde nasıl kazanabiliriz? Gökyüzü mavi, su ise ıslak. Öyleyse tehlikede değil, büyük birader için tehlikeliyiz demektir. Fakat nasıl kazanabiliriz?

3 Mart 2020 Salı

1 Mart 2020 Pazar

Stefan Zweig - Mecburiyet


Aylar önce zamandan ve insanlardan kaçan, savaşan ülkesinden İsviçre’ye gelmiş bir kaçaktı; gördüğü vahşet ve dehşet yüzünden korkudan büzülmüş, altüst olmuş ruhunun burada düzeldiğini, iyileştiğini ve yaralarının kabuk bağladığını fark etmiş, buranın eşsiz manzarasının, renklerinin onu kendisine çektiğini ve içinde resim yapma arzusunu uyandırdığını hissetmişti. Bu nedenle ne zaman bu manzarası kararsa, kendisini yabancı ve uzağa atılmış hissediyordu, tıpkı bu sabah saatlerinde olduğu gibi, çünkü sis her şeyin üzerini örtmüş, manzarasını engellemişti. (sf. 3)

21 Şubat 2020 Cuma

Ali Sefünç - Yemin Ederim Bunu Ben De Düşünmüştüm

girişim kitabı alıntı

Oturduğum cafede MFÖ’den “Bodrum Bodrum” çalıyor, Bodrum’da, hafta içi sadece yerlilere hitap eden bu mekanda şarkının zamanlamasını epey anlamsız buluyorum, buradaki insanların hemen hepsi Bodrum’dan bir şekilde şamar yemiş gençler ya da bir şeyler hakkında huysuzlanan emekli insanlar. Hiçbiri şarkıya eşlik etmeye gerek duymuyor, benim dışımda. Nasıl anlatsam, nereden başlasam diye mırıldanıyorum. Yeni elime geçen kitabımı açıp ilk paragrafını okumaya başlıyorum. Henüz ilk paragrafın son cümlesinde şöyle yazıyor;

“Aklıma MFÖ’nün unutulmaz şarkısı “Bodrum Bodrum” geliyor, “Nasıl anlatsam, nereden başlasam” sözleriyle aklımda ve ruhumda yer eden şarkı. (sf.10)

2 Ocak 2020 Perşembe

Iain Reid - Her Şeyi Bitirmeyi Düşünüyorum


Her şeyi bitirmeyi düşünüyorum.
Bir kere insanın aklına geldi mi bir daha gitmiyor bu düşünce. Sürekli hatırlanıyor. Zihinde oyalanıyor. Hayata hükmediyor. Yapabileceğim pek bir şey yok. İnanın bana. Kurtulamıyorum bir türlü. İstesem de istemesem de hep orada. Yemek yerken. Yatakta. Uyurken. Uyandığımda. Hep orada. Her an.
Aklıma geleli uzun zaman olmadı. Yeni bir düşünce ama eskiymiş gibi geliyor aynı zamanda. İlk ne zaman geldi aklıma? Peki, ya aslında benim aklıma gelmediyse ve tam olarak gelişmeden önce tohum halinde zihnime yerleştirildiyse? Dile getirilmemiş bir düşünce sahte bir düşünce midir? Belki başından beri biliyordum. Belki başından belliydi böyle olacağı. (sf. 7)