5 Kasım 2015 Perşembe 0 yorum

Yaratıcı Yazarlık - Stephen May

stephen may


Niçin yazdım? Çünkü hayatı yetersiz buldum.
                                                                                  Tennessee Williams (sf.1)

Ünlü Çek yazar Franz Kafka, gündüzleri sigorta memuru olarak çalışıyormuş. İçerdiği ince mizah ve zarif üslubu nedeniyle mesai arkadaşları onun yazdığı rapor ve tutanakları sabırsızlıkla beklermiş. (sf. 2)
2 Kasım 2015 Pazartesi 0 yorum

1339... Ya da Öyle Bir Yıl Bir Sokak Satıcısı Adına Apoloji - Nicholas Seare

1339 ya da öyle bir yıl

İncil’in Vahiy bölümüne şöyle bir göz gezdirdiğimizde, ilk Hristiyanlara dünyanın sonunun yaklaştığı korkusu verildiği görülür; aslına bakarsanız, onlar için gerçekten de dünyanın sonuydu. Her şeyden yoksun kılınmış, kendi nefislerini inkar etmek zorunda bırakılmış insanlara bu vaat iyi bile gelmişti. Sadece birkaç yılları kaldığı inancıyla, böyle bir yaşama katlanmaları kolaylaşıyordu. Bu yanlış yönlendirilmiş insanlar yaşamın nimetlerini kaçırdılar; güzelliklerden ve sürprizlerden korktular; kendi bedenlerini yok saydılar; zihinlerini her şeye kapadılar ve cennetten mal kaçırırcasına hazinelerini depoladılar –her ne kadar kısa bir süre için de olsa.*(Pascal’ın yazılmış ve kaybolmuş iddiası. N.S)
23 Ekim 2015 Cuma 1 yorum

Pyotr Kropotkin - Anarşi Felsefesi, İdeali



anarşi felsefesi, ideali

Bildiğiniz gibi, bir zamanlar insan Dünya’yı evrenin merkezi sanıyordu. Güneş, ay, gezegenler ve yıldızlar sanki yerküremizin etrafında dönüyordu. İnsan, ikamet ettiği bu yerkürenin, yaratılışın merkezini temsil ettiği kanısındaydı; kendisi de –gezegenin üstün varlığı- yaratıcının seçilmiş kuluydu. Güneş, ay, yıldızlar yalnızca onun için yaratılmıştı; Tanrı tüm dikkati ona yöneltmişti, en ufak davranışına bile göz kulak oluyordu, Güneş ilerleyişini onun için durduruyor, bulutların arasına giriyor, tarlaların ve şehirlerin üzerine sağanak yağmurlarını ve şimşeklerini, ya buralarda oturanların erdemini ödüllendirmek ya da işledikleri suçları cezalandırmak için yağdırıyordu. Binlerce yıl boyunca insan evreni bu şekilde tasarladı.
12 Ekim 2015 Pazartesi 0 yorum

Hermann Hesse - Doğu Yolculuğu



doğu yolculuğu,

Sözcükler gizli saklı anlamı zedeliyor, dile getirilen her şey o an değişiyor biraz, biraz çirkin, biraz aptalca niteliğe bürünüyor – evet, bu da çok iyi bir şey, bu da çok hoşuma gidiyor; bir insanın hazinesini ve bilgeliğini oluşturan şeyin bir başkasının kulağına her zaman aptalca gelmesine de hiç diyeceğim yok. (sf. 13)
1 yorum

Jean-Paul Sartre - Bulantı



jean-paul-sartre

Bir zamanlar (beni bırakıp gittikten nice sonraları bile) Anny’yi düşünmüştüm. Şimdi kimseyi düşünmüyorum, sözcükleri bulmak için bile çabalamıyorum. Kimi zaman hızlı, kimi zaman yavaş bir şeyler akıyor içimde: Dokunmuyorum, bırakıyorum gitsin. Sözcüklere bağlanamadığım için düşüncelerim çoğu zaman karmakarışık. Belirsiz ve hoş şekiller halinde ortaya çıkıyor, sonra kayboluyorlar, hemen unutuyorum onları.
9 Ekim 2015 Cuma 0 yorum

Miyamoto Musashi - Beş Çember Kitabı



miyamoto musashi

Zen’de inceliklere yer yoktur, doğrudan şeylerin gerçek doğasına yönelir. Tören yoktur, öğreti yoktur: Zen’in ödülü, esas olarak kişiseldir. Zen’de aydınlanma davranış değişikliği anlamına değil, gündelik yaşamın doğasının kavranması anlamına gelir. Varış noktası, başlangıçtır ve büyük erdem, yalınlıktır. Kendo’nun Itto Ryu okulu Kriotoshi’nin gizli öğretisi yüz kadar tekniğin ilkidir.Bu öğreti, “Ai Uchi”, ya da karşındaki seni biçerken onu biçmek’tir. Bu uç noktada zamanlamadır… öfkesizliktir. Düşmanına onur konuğu olarak davranmak demektir. Aynı zamanda yaşamı terk edip, korkuyu saf dışı bırakmak anlamına gelir.

6 Ekim 2015 Salı 0 yorum

Jean-Paul Sartre - Varoluşçuluk


sartre


İnsanda -ama yalnız insanda- varoluş özden önce gelir. Bu demektir ki insan önce vardır; sonra şöyle ya da böyle olur. Çünkü o, özünü kendi yaratır. Nasıl mı? Şöyle: Dünyaya atılarak, orada acı çekerek, savaşarak yavaş yavaş kendini belirler. Bu belirlenme yolu hiç kapanmaz, her zaman açıktır… (sf.8)
10 Ağustos 2015 Pazartesi 0 yorum

Yazar Olabilir miyim? Yaratıcı Yazarlık Dersleri - Semih Gümüş


yaratıcı yazarlık dersleri

Yaratma eyleminin yalnızca gerçek hayatın içine batıp çıkarak yaşandığını, dolayısıyla üstünün başının sürekli kirli olduğunu düşünmemeliyiz. Gerçek hayat, kurmaca metinler için kullanılıp atılacak bir malzemedir. Bir gereksiz fazlalık yığınıdır. İşe yarayacak olanları seçip içinden çıkarmak gerekir. (sf 19)

1 Nisan 2015 Çarşamba 1 yorum

Mehmet Rauf - Böğürtlen


Bordo Siyah yayınevinin Ağustos ’12 baskısı temel alınmıştır.

mehmet rauf - böğürtlen


“Hayır Müjgan hanım, beni yanlış anladığınızı görüyorum. İhtimal, yaşama biçiminizden, hayatın size bağışladığı izin ve fırsatlardan (dolayı), durumunuzdan memnun olmayabilirsiniz; ben bundan ve bunlardan değil, şiir ve büyüleyiciliğinizin size vaad ettiği gelecekteki mutluluklardan, güzelliğinizin pek kolayca sağlayacağı parlak emellerden söz ediyorum. Derin, şairce bir çekiciliğiniz var, bu çekicilik size öyle güler yüzlü ufuklar açabilir ki…” (sf 22.)
 
;